Oynanan
oyunların psikolojik etkileri hepimizin hayatında kendini az da olsa
gösteriyor. Oyun, insanların gelişiminde
önemli bir etken, olmazsa olmazlardan, fakat oyundan kastımız ne?
Uzman
Pskolog Derya Gülterler,sanal oyunların psikolojik ekileri, oyunun insan
hayatındaki yeri ve sosyalleşme süreci hakkındaki sorularımızı yanıtladı. Oyun
terapi çalışmaları yapan Gülterler,Klinik Psikolog.
Oyunlar
insanların yaşamını ne yönde etkiliyor?
| Uzman Psikolog Derya Gülterler |
“Oyun, özellikle hem yetişkin hem çocuk için ihtiyaçtır
ama özellikle çocuğun dilidir. Çocuğun
bütün ifade biçimi oyun üstünden gelişir. ‘Onun ne oynadığı, nasıl oynadığı, ne
düşündüğü, ne yaşadığı, aklından neler geçtiği, bu günlerdeki derdi’ hepsini
oyunun üstünden anlatır. Kendini oyunun üstünden gerçekleştirir. Yani
zorlandığı şeyleri oyun üstünden pratik yapar ve sonrasında üstesinden
gelir. Oyunun içerisinde ne varsa dış dünyaya yönelik bir atıftır.Yetişkin
içinse, bir terapi, eğlence ve rahatlama... Öteki yandan da çocuğunkine çok benzeyen, bütün savunmaların devre dışı kaldığı
tamamıyla kendi içerisinde ne varsa kontrolsüzce ortaya koyabildiği bir alandır
oyun. Aslında herkesin hayatında bir ihtiyaçtır”
Sanal
dünyadaki oyunlar gerçek dünya ile ilişkilendirilebilir fakat bu iki dünyayı
birbirine karıştırmak beklenmeyen sonuçlara yol açabilir. Oyun oynamaktan
kastımız; kişinin gelişimini olumlu yönde etkilemek ve sanal oyunların dozunu
iyi ayarlayabilmektir.
Sanal dünya ile gerçek dünyayı ayırmak konusunda Derya
Gülterler:
“Sanal dünya ile gerçek dünyayı ayırt edememek
ayrı bir psikiyatrik rahatsızlıktır. Sanal dünya ile gerçek dünyanın
sınırlarının tamamen ortadan kalkması durumunu psikiyatrik süreçte görürüz.
Onun dışında sağlıklı olan her birey
sanal ile gerçeği ayırt edebilir. O yüzden oyun saati bittiği anda,
oyundan ayrıldığınız noktada gerçek yaşama geri dönmeniz gerekmektedir.
Etkileri olur fakat iki dünyayı birbirinden ayıramamak ileri derecede psikiyatrik zorlukların yaşandığı durumlarda
görülür” şeklinde konuştu.
Tehlike oluşturuyor mu?
Peki online
oynanan oyunlar, Playstation oyunları gibi oyunlar insanın psikolojik durumunu
ne yönde etkiliyor? Tehlike oluşturuyor mu? Konsol oyunlarının kişiyi ne yönde
etkilediğini az çok hepimiz biliyoruz fakat bu tür oyunların normal oyun oynamaktan
çok daha fazla haz verdiğini de biliyoruz. Önemli olan şey oyunun içeriği ve ne
ölçüde oynanadığı ve hangi yaş grubunda oynanadığı diyen Uzman Psikolog Deya
Gülterler;
“Her oyun
birbiriyle aynı özellikleri taşımıyor. Yaratıcı bir oyun, grup oyunlarının ve birebir temasın olduğu oyunların özellikleri
benim ilk yaptığım oyun tanımını yansıtıyordu. Fakat sanal oyunlar, her türlü
teknolojik oyunlar ‘buna sadece internet üzerinden dahil olanlar değil’ Playstationlar, PSP oyunlar her türlü konsol oyunları Ipad’lerdeki, bilgisayarlar da ki oyunlar
çok farklı süreçte işlemeye başlıyor. Çünkü karşınızda gerçek bir kişi
olmayabiliyor. Ya da sanal ortamda
kendini farklı tanıtan insanlarla farklı şekilde tanıştığınız bir ortam
olabiliyor.Bunun bağımlılık yapan tarafı diğer oyunlardan farklı olarak
aslında çok hızlı dürtülere yanıt
veriyor olmasıdır. Yani çok hızlı geri dönüşler alıyorsunuz. Farklı biri
olabiliyorsunuz. Doyurulmamış duyguların
özelikle bizim için cinsellik ve şiddet duyguları çok baskılanan yönlerimiz
diye geçer. Onların açığa çıktığı havalandığı bir ortam internet oyunları ya da
diğer bilgisayar oyunları. Kendimiz olmaktan çıkarak var olduğumuz oyunlar.
Aslında bu yönde tehlike oluşturuyor ve bu yönde bağımlılık yapabiliyor. Aksi
halde bu duyuları açığa çıkarma şansınız
yok. Kendiniz olmaktan çıkıp başka bir
şeyin arkasına gizlendiğinizde hemen açığa çıkabiliyorlar” ifadelerini
kullandı.
| Uzman Psikolog Derya Gülterler |
Tüm
bunlarla beraber ruhsal gelişim ve sosyalleşme durumunu da değerlendiren Derya
Gülterler şunları söyledi:
“Ruhsal
gelişimin etkilenmesi ne sıklıkta ve
hangi içerikte oynandığına bağlıdır. Çocuklar için 18 yaş grubuna kadar olan
kısımda ve özellikle 3 yaşın altına biz
ne televizyon ne tablet yani teknolojik olan hiç bir şeyin çocuğun hayatında
olmaması gereken şeyler olduğunu söylüyoruz. Bu dönemde psikolojik gelişimini
bütünüyle etkileyebilecek unsurlar. O yüzden
önermiyoruz. 3 yaşın üstündeyse şiddet
içermeyen oyunlar öneriyoruz.
Neden? Kendin
olmaktan çıkıp sosyalleşmeyi etkiliyor olması sebebiyle. Dış dünya ile gerçek
bir iletişimin kopmaya başlıyor olması sebebiyle. Kendini farklı biri gibi
yorumlandırması sebebiyle. Bu yüzden dışarıdan gerçek oranda alabileceğin
malzemeyi engellediği için oyunun yoğunluklu olması problem oluşturuyor . Bir örnek
vermem gerekirse; çocuk bütün gün oyunun başında olduğunda annesi babası ile iletişimi yok, gerçek arkadaşla
birebir bir araya gelme şansı yok telefonda konuşmayı bile bilmiyor. Sanal bir
ortamda sadece dürtü doyumuna hizmet eden bir yetişkin olmaya başlıyor. Bu
yönüyle de tehlike oluşturuyor"
Kaçış yolu
"Çocukların
böyle teknolojik oyunlara yönelmesi aile için bir kaçış. Çünkü aksi halde ailedeki bireyler kendilerini sürekli çocukla ilgilenmek
zorunda hissediyor. Aileler bir şekilde çocuklarını oyun başına oturtmayı
kendilerine vakit ayırmak olarak görüyor. Böylece aile tarafından uyarı almayan çocuklar oyuna bağımlı hale gelebiliyor. Öte yandan
eğer bütün bu teknolojik aletler belirli bir sınırda kullanılırsa tabiki
sosyalleşilebilinir. Bütün teknolojiyi kötülemek
bize bir şey kazandırmaz. Fakat sosyalleşmek derken neyi ne kadar
kullanacağının ayırımına varamazsanız sosyalleşmek hayal ürününden ibaret olur.
Ama oyunun içeriği ile ilgili yaşına uymayan bir materyal varsa ve bir saati aşan düzeyde kullanılıyorsa işte o zaman zararları devreye
giriyor. Hiç hayatlarında olmamalıdır gibi bir şey demiyoruz tabiki. Bu çağ da işlevsiz olacaktır"
Hazırlayan: Şükran Yalçın

