En az 5 saat
İnsanın davranışlarından biri
yeni çıkan bir nesneye ya da kendisine zarar verebilecek durumda olan şeye
karşı bağımlılıktır. Gariptir ki insan; kendisinin bağımlı olarak
adlandırılmasından rahatsız olsa bile bu süreci devam ettirir. Bu durumdaki ısrar,
değişik sonuçlara yol açabilir.
Playstation oynamanın sonucu olarak da
Playstation kafeler ortaya çıkmıştır. İnsan, belirli bir süre oynadıktan sonra
bağımlılık kazanmış ve vaktinin çoğunu kafeler de geçirmeye başlamıştır. Bende
bu bağımlılık sürecini işlemek için Playstation kafe işletmecilerine birkaç
soru yönelttim.
Ortak sonuç ise şu: Her gün gelen müşterilerin olduğu ve en
az 5 saat oynadığı. Dış dünyaya kendilerini kapatıp sadece oyuna odaklandıkları
gerçeği. Oyunun başından kalkmak
istememeleri. Öyle ki arkadaşlarının çağırmalarına bile kulak asmayacak kadar
bu oyunu ciddiye alan bağımlılar mevcut. Bu oyunun onlar için önemli olması ve
bağımlılık derecesine kadar ilerlemesi pekte önem taşımıyor. Çünkü bu durum
onlar için bir aktivite.
Playstation kafeye gittiğimde 13- 14 yaş aralığındaki
çocukları görmekte mümkün 30 35 yaş aralığında yetişkinleri de. Bu oyunun bir
yaş sınırlaması yok. Kafe sahipleri internet kafeler gibi ‘ belirli bir yaşın
altını almıyoruz’ uygulamasına
gitmemişler. Amaç insanların eğlenmesini sağlamak ama her şeyin fazlasının
zarar olduğu gibi bu oyunlarında fazlası bağımlılık sürecini tetiklemektedir.
Bağımlıyım
Bağımlı olan
birini bulmak istedim ve Playstation kafelerden birine girip sorduğumda bana arka
kısımdan birini gösterdiler. Kafe sahibi adının Yasin Kılıç,
Playstation bağımlısı olduğunu ve benim sorularımı yanıtsız bırakmayacağını
söyledi. Ama komiktir ki benimle konuşurken bile elinden oyun konsolunu
bırakmadı.
“ 8 yaşımdan
beri oynuyorum. 34 yaşımdayım ve sürekli oynuyorum. Günde ortalama 4 saat
oynuyorum bazen 6 saati de bulabiliyor arkadaş ortamında diyor. Kendimi bağımlı
olarak tanımlayabilirim.
Çalışıyorum aynı zamanda, işimi etkiliyor,
uykusuz kalabiliyorum sırf bu oyun için. Benim tüm sosyal hayatım Playstation oyunları
olmuş durumda. Gezip tozmak bana pek zevk vermiyor artık” şeklinde konuştu.
| Yasin Kılıç |
Oyunu
kaybettikten sonra ise sözlerine şu ifadelerle devam etti:
“Kaybetmekte
var kazanmakta. Ama kaybedince daha çok hırslanıp tekrar oynamak istiyorum. Hatta evime de
Playstation aldım ama kafe de oynadığım için evde çok nadir oynuyorum. Zaten
işten geldiğimde yorgun oluyorum ve tek başıma oynamak istemiyorum. Kendimi
Playstation kafe de buluyorum böylece hem arkadaşlarımla buluşmuş oluyor hem de
oyunumu oynamış oluyorum. Benim için sosyal bir aktivite. ”
Hazırlayan: Şükran Yalçın
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder