19 Mart 2014 Çarşamba

Bağımlısı olursun

   En az 5 saat

İnsanın davranışlarından biri yeni çıkan bir nesneye ya da kendisine zarar verebilecek durumda olan şeye karşı bağımlılıktır. Gariptir ki insan; kendisinin bağımlı olarak adlandırılmasından rahatsız olsa bile bu süreci devam ettirir. Bu durumdaki ısrar, değişik sonuçlara yol açabilir.
  Playstation oynamanın sonucu olarak da Playstation kafeler ortaya çıkmıştır. İnsan, belirli bir süre oynadıktan sonra bağımlılık kazanmış ve vaktinin çoğunu kafeler de geçirmeye başlamıştır. Bende bu bağımlılık sürecini işlemek için Playstation kafe işletmecilerine birkaç soru yönelttim.


Ortak sonuç ise şu: Her gün gelen müşterilerin olduğu ve en az 5 saat oynadığı. Dış dünyaya kendilerini kapatıp sadece oyuna odaklandıkları gerçeği.   Oyunun başından kalkmak istememeleri. Öyle ki arkadaşlarının çağırmalarına bile kulak asmayacak kadar bu oyunu ciddiye alan bağımlılar mevcut. Bu oyunun onlar için önemli olması ve bağımlılık derecesine kadar ilerlemesi pekte önem taşımıyor. Çünkü bu durum onlar için bir aktivite. 



Playstation kafeye gittiğimde 13- 14 yaş aralığındaki çocukları görmekte mümkün 30 35 yaş aralığında yetişkinleri de. Bu oyunun bir yaş sınırlaması yok. Kafe sahipleri internet kafeler gibi ‘ belirli bir yaşın altını almıyoruz’  uygulamasına gitmemişler. Amaç insanların eğlenmesini sağlamak ama her şeyin fazlasının zarar olduğu gibi bu oyunlarında fazlası bağımlılık sürecini tetiklemektedir.



Bağımlıyım

 Bağımlı olan birini bulmak istedim ve Playstation kafelerden birine girip sorduğumda bana arka kısımdan birini gösterdiler. Kafe sahibi adının Yasin Kılıç, Playstation bağımlısı olduğunu ve benim sorularımı yanıtsız bırakmayacağını söyledi. Ama komiktir ki benimle konuşurken bile elinden oyun konsolunu bırakmadı.
“ 8 yaşımdan beri oynuyorum. 34 yaşımdayım ve sürekli oynuyorum. Günde ortalama 4 saat oynuyorum bazen 6 saati de bulabiliyor arkadaş ortamında diyor. Kendimi bağımlı olarak tanımlayabilirim.
 Çalışıyorum aynı zamanda, işimi etkiliyor, uykusuz kalabiliyorum sırf bu oyun için. Benim tüm sosyal hayatım Playstation oyunları olmuş durumda. Gezip tozmak bana pek zevk vermiyor artık” şeklinde konuştu.

Yasin Kılıç


  Oyunu kaybettikten sonra ise sözlerine şu ifadelerle devam etti:

 “Kaybetmekte var kazanmakta. Ama kaybedince daha çok hırslanıp tekrar oynamak istiyorum.  Hatta evime de Playstation aldım ama kafe de oynadığım için evde çok nadir oynuyorum. Zaten işten geldiğimde yorgun oluyorum ve tek başıma oynamak istemiyorum. Kendimi Playstation kafe de buluyorum böylece hem arkadaşlarımla buluşmuş oluyor hem de oyunumu oynamış oluyorum. Benim için sosyal bir aktivite. ”




Hazırlayan: Şükran Yalçın

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder