7 Mayıs 2014 Çarşamba

Şiddet ve oyun

Şiddet, kendini oyunlarda da göstermeye başladı.  Bu hafta özellikle değinmek istediğim konu, şiddet içeren oyunların çocukları nasıl etkilediği. Bu ister bilgisayar oyunları olsun,  ister konsol oyunları olsun çocukların davranışlarını şekillendirdiği  bir gerçek, üstelik saldırgan davranışları da körüklüyor
Her pazar TRT okul kanalında 'kendimi tanıyorum' programını yapan, psikolog eğitmen olan ve aynı zamanda da Doğan Cüceloğlu ile birlikte çalışan Polat Doğru; 'şiddet ve oyun' konusu hakkında sorularımızı cevapladı. 
Polat  Doğru

Şiddet nedir ?

 Şiddet kavramı, en geniş tanımıyla gücün, kuvvetin, otoritenin ve üstünlüğün kötüye kullanımı ile ortaya çıkan sınır ihlalidir. Aslında şiddete bakmak için önce oyunlarla ilgili duruma bakmak lazım. Hem playstation hem de diğer oyunlarla ilgili genel anlamda bir alışkanlık yönetimi gerekiyor. Hem çocuklar için hem de yetişkinler için günlük hayattan kopacak kadar ciddi bir noktaya geliyor ve Türkiye dışında birçok ülkede bununla ilgili tedavi alanları açılmaya başlandı. Yani şiddet ve oyun meselesine gelince oyunların içerisindeki şiddet yavaş yavaş oyuncunun kafasındaki şiddet düşüncesini normalleştirmeye başlıyor. Sen şiddet göstermekle ilgili insani bir rahatsızlık duyarken bundan rahatsızlık duymayacak hale gelmeye başlıyorsun ve gerçek yaşamla ilişkide kopmaya başlıyor süre artmaya başladığında. Şiddeti gösterme konusunda da bir sıkıntı duymamaya başlıyorsun.



Şiddet oyuna nasıl entegre ediliyor?

Hikâye hep aynı hikâye. Yani günlük yaşamda yapamayacağın, ulaşılması zor, senin açından gerçekleştirilmesi problemli ne varsa;  bütün oyunların içerisine ekledikleri hikâyeler onlar. Saatte 200 km koşabiliyorsun, 700 km ile araba kullanabiliyorsun, uzaydan atlıyorsun hiçbir şey olmuyor,  büyü yapabiliyorsun, 500 tane takla atıp kaplanla savaşabiliyorsun mesela. Bunlara baktığın zaman, bunların hepsi gerçek üstü durumlar. Hiç biri normal yaşantıda yapabileceğin şeyler değil. Bütün yapman gereken basit bir joystick becerisi geliştirmek ve o geliştirdiğin beceriyle orada sıra dışı dünyaya entegre olmak.

 Şiddet bu dünyanın çok ciddi unsurlarından bir tanesi. Çok kolay sahiplenilen aynı zamanda çok kolay uygulanabilen unsurlarından bir tanesi ve gerçek yaşamdan koparmaya başlıyor insanı belli bir süre sonra. Böyle olduğu zamanda oluşturduğu tehlike şu olmaya başlıyor: Sen bir zaman sonra neyin gerçek, neyin yanlış,  neyin doğru,  neyin bu hayatla ilgili ya da bu hayatla ilgili olmadığını yitirebilir hale geliyorsun eğer henüz o noktada değilsen. Özellikle çocuklar için konuşuluyor bu hikâye. Çünkü 20 - 24 yaşına kadar beyin henüz akıllıca karar verme ile ilgili alanları geliştirmiş değil. Beyin bazı bölümleri ikinci gençliği geçtikten sonraki dönemde gelişmeye başlıyor.



Şiddet içeren oyunlar çocuklara hangi açıdan tehlike oluşturuyor?

Çocuklar, oynadıkları şiddet içerikli oyunların zararının farkına varamıyorlar, büyük haz alarak bu tür oyunları oynuyorlar. Oyun eşliğinde bir ideoloji de yükleniyor çocuklara. Şiddet oyunları, alıştıra alıştıra bir düşünceyi aşılamanın en basit yollarından biri haline gelmiş durumda.
 Cinayet işlemeyi, ölmeyi, öldürmeyi, kısacası şiddeti bir oyun gibi algılayan çocuklar oluyor. Yani cinayeti oyun olarak algılıyorlar. Oyunları hazırlayanlar, çocukluklarının sınırları içinde kalarak bu olayı gerçekleştiriyorlar. Bu sınırları da belirleyen şiddet içerikli oyunlar oluyor. İşte bu yönden tehlike oluşturuyor. Çünkü suça meyilli çocuklar yetişmiş oluyor. 

Bu durumda ailenin duruşu nasıl olmalıdır ve nasıl bir tavır içerisinde olmalıdır?

Ailenin tavrı nasıl olması gerekiyor konusuna da gelince; bu durum yaş grubuna göre değişir yani ailede küçük yaş birey varsa, baba ortamı yönetebiliyor olması lazım.  ‘Bu çocuk neden oyun oynamak zorunda hissediyor kendini? ‘ diye farkında olması lazım. 7-8 yaşındaki çocuk Playstation başından kalkmıyorsa, o zaman aile olarak sizin yanlış yaptığınız bir şey var orada demektir.  Çocuğunuz oyun oynamayı sizinle vakit geçirmeye tercih edebilecek bir çocuksa;  bilgisayarın başında yahut konsolun başında oturuyorsa siz bir şeyi eksik yapıyorsunuz demektir.Bunun için bir psikologla görüşülebilir, aile seminerlerine katılınabilir. Çocuğunuzla ilişkiyi geliştiremediğiniz zaman çocuk kendini nerede güçlü,  nerede anlamlı hissediyorsa oraya doğru gitmeye başlayacaktır. Bu yüzden aile anlayışlı ve dikkatli davranmalıdır.

Televizyon...
 Bilgisayar oyunları ya da Playstation oyunlarının bu kadar çekici olmasının bir başka nedeni de televizyonlardır. Televizyon tek taraflı bir iletişimdir. Televizyondan sana doğru bir bilgi akışı var geriye doğru giden hiçbir şey yok, feedback yok ama oyunlarda feedback var ve çok anlık. Yani senin verdiğin tepkiye yapay bir zekâ karşılık veriyor hesaplanmış  bir şekilde ama çok geniş bir havuzun içinden bir tepki verir. Dolayısıyla sen zor bir iletişim içerisindeymişsin gibi bir duygu yaşarsın. Bir yandan da ilgini çeker oynamak istersin. 

 Şimdi şunu düşün:  Modelleme yapayım,  iletişim içerisinde olayım, benim tavrıma tepki versinler,  bana yakın davransınlar dediğinde aslında bunları kimden bekliyor çocuk? Normalini kimden alabilir?  Tabi ki aileden alabilir, almadığı zaman bir yerden doyurmak durumundasındır  bunlar ihtiyaç çünkü.Aile önemlidir çocuğun doğru yetiştirilmesinde. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder